Bugün 16 Aralık…
Takvim yaprakları, bundan tam 19 yıl önce; 2006’nın soğuk bir kış gününde, Anadolu’nun irfanıyla yoğrulmuş büyük bir insanın aramızdan ayrılışını yazmıştı.
O gün, sadece bir iş insanını değil; dürüstlüğü meslek hâline getirmiş, insanlığı hayatının merkezine koymuş bir bilgeyi, Mehmet Erdemoğlu’nu kaybettik.
Ama bazı insanlar vardır…
Aramızdan ayrılırlar ama yok olmazlar.
Bedenleri toprağa emanet edilir; ancak sözleri, öğütleri, karakterleri, bıraktıkları ışık, nesiller boyu yaşamaya devam eder.
Mehmet Erdemoğlu da işte o insanlardandı.
Sadece Bir Baba Değil, Bir Okul…
Erdemoğlu’nun evlatlarına bıraktığı mirasın en büyüğü; dev şirketler, büyük sermayeler ya da borsada işlem gören holdingler değildi.
O, bundan çok daha değerli bir şey bıraktı:
Hayatın pusulası olacak altın nasihatler…
“Asla yalan söylemeyin.
Dürüstlükten şaşmayın.
İşçinin parasını alın teri kurumadan ödeyin.
Kimsenin hakkına el uzatmayın.
Söz ağızdan çıkar, dönmeyin.
Kimseyi hor görmeyin, kapınıza geleni geri çevirmeyin.”
Bu öğütler, sadece bir babanın çocuklarına vasiyeti değil; aynı zamanda bir iş adamının tüm ticaret hayatını şekillendiren temel değerlerdir.
Bu sözler, bugün hâlâ Erdemoğlu ailesinin ve kurdukları şirketlerin karakterinde yaşamaya devam ediyor.
Bir Ömürlük Mücadeleden Doğan Devler
Mehmet Erdemoğlu’nun hayatı, yoklukla başladı.
Bir el tezgâhı, bir çıraklık, bir avuç umut…
Hepsi birleşti, sabırla yoğruldu ve Gaziantep’ten tüm dünyaya yayılan bir sanayi gücüne dönüştü.
Merinos’un doğuşu, Erdemoğlu Holding’in yükselişi, SASA’nın bugün Türkiye’nin en stratejik şirketlerinden biri hâline gelişi…
Bunların tamamı, bir ömrün alın teriyle, dürüstlükle, sabırla atılmış adımların sonucuydu.
Bugün bu şirketler borsada işlem görüyor, dünya pazarlarında yer alıyor, binlerce aileye ekmek kapısı oluyor. Ama onların arkasında bir başarı hikâyesinden çok daha fazlası var:
Bir adamlık hikâyesi…
Bugünün Dünyasında Erdemoğlu Gibi Kaç Kişi Kaldı?
Bugün iş dünyasında çok “dürüst” olduğunu söyleyip de ilk fırsatta başkasının sırtından kazanç sağlamaya çalışan insanlarla dolu etrafımız…
Ödeme vakti geldi mi gözünü kaçıranlar,
Pazarlık sırasında verdiği sözü unutanlar,
İşçinin hakkını geciktirenler,
Gülerek güven dağıtıp, kapı kapanınca yüzü değişenler…
Onlara bakınca, Mehmet Erdemoğlu’nun büyüklüğü daha da fark ediliyor.
Çünkü o, belki de bugün azalan değerlerin son büyük temsilcilerinden biriydi.
Bazı İnsanlar Gider, Değerleri Kalır…
16 Aralık, sadece bir vefat tarihi değildir.
Aynı zamanda bir hatırlatma günüdür:
Dürüstlüğün, sözünde durmanın, insan olmanın hâlâ en büyük güç olduğunu hatırlama günü…
Mehmet Erdemoğlu aramızdan ayrıldı, evet…
Ama o, ailesine ve Türkiye’ye öyle bir ahlaki miras bıraktı ki, bu miras fabrika binalarından, üretim hatlarından, finansal tablolardan çok daha değerlidir.
Onun sözleri, bugün bile yol gösteriyor.
Onun hikâyesi, bugün bile ilham veriyor.
Onun adı, bugün bile saygıyla anılıyor.
Bir adam düşünün…
Öldükten yıllar sonra bile, geride bıraktığı değerler konuşuluyor.
İşte gerçek zenginlik budur.
Ruhu şad mekanı Cennet olsun…
Geride bıraktığı ışık hiç sönmesin…